Demokratik Sosyalizm?


 Demokratik sosyalizm, sosyalizm ve demokrasi prensiplerini birleştiren bir siyasi ideolojidir. Bu ideolojiye göre, toplumda eşitlik, adalet ve özgürlük ancak üretim araçları kamulaştırılarak ve sosyalizm ilkeleri doğrultusunda yönetilerek sağlanabilir. Ancak bu süreç, demokratik yollarla gerçekleştirilmelidir.

Demokratik sosyalistler, devletin ekonomiye müdahalesini ve piyasa koşullarını denetlemesini savunurlar. Buna ek olarak, sosyalizmin temel ilkelerini hayata geçirmek için üretim araçlarına işçi kontrolü sağlanmalıdır. İşçiler, üretim sürecinde söz sahibi olmalı ve karar alma süreçlerinde etkin bir şekilde yer almalıdır.

Demokratik sosyalizm, toplumsal refah ve adaleti sağlamayı hedefler. Bu amaçla, kamu hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim, konut gibi temel ihtiyaçlar devlet tarafından sunulmalıdır. Böylece, herkesin erişebileceği eşit bir yaşam standardı sağlanabilir.

Demokratik sosyalistler, ayrıca çevre koruma ve sürdürülebilirlik konularında da önemli bir rol oynamaktadır. Sosyalizm ilkeleri doğrultusunda, doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki etkiler kontrol altına alınmalıdır. Bu sayede, gelecek nesillerin yaşayabileceği bir dünya oluşturulabilir.

Demokratik sosyalizm, tarihte birçok ülkede uygulanmıştır. Ancak, bazı örneklerde yolsuzluk, baskı ve insan hakları ihlalleri yaşanmıştır. Demokratik sosyalistler, bu hataların tekrarlanmaması için demokratik yollarla yönetimde yer almaya ve toplumu sosyalizm ilkeleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışırlar.

Sonuç olarak, demokratik sosyalizm, toplumda adalet, eşitlik ve özgürlük sağlamayı hedefleyen bir siyasi ideolojidir. Bu amaçla, üretim araçları kamulaştırılmalı ve işçi kontrolü sağlanmalıdır. Devlet, kamu hizmetleri ve temel ihtiyaçların karşılanması konusunda önemli bir rol oynamalıdır. Çevre koruma ve sürdürülebilirlik de demokratik sosyalizmin önemli bir parçasıdır. 

Demokratik sosyalizm, insanların eşitliği, özgürlüğü, adaleti ve dayanışmayı esas alan bir siyasi ideolojidir. Bu makalede, demokratik sosyalizmin ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve farklı ülkelerdeki uygulamalarını ele alacağız.

Demokratik sosyalizm, kapitalizmin aşırı uçlarına tepki olarak ortaya çıkan bir ideolojidir. Bu ideoloji, toplumsal eşitsizliklerin azaltılması, sosyal adaletin sağlanması, sağlık hizmetleri, eğitim ve barınma gibi temel ihtiyaçların herkes tarafından erişilebilir hale getirilmesi gibi hedefleri amaçlamaktadır. Demokratik sosyalistler, toplumsal adaleti sağlamak için kapitalist sistem yerine kamu sektörünü ve kooperatif işletmeleri teşvik ederler.

Demokratik sosyalizm, demokratik kurumlar ve seçimler aracılığıyla iktidara gelir ve halkın çoğunluğunun isteklerini yansıtır. Bu ideoloji, kapitalizmin aksine, işçi sınıfı ve emekçilerin haklarını korumak için mücadele eder ve ekonomik sistemdeki zenginlik farklılıklarını azaltır.

Demokratik sosyalizm, farklı ülkelerde farklı şekillerde uygulanmaktadır. Örneğin, İskandinav ülkeleri gibi bazı ülkeler, genişletilmiş sosyal hizmetler ve kamu sektörü yatırımları yoluyla demokratik sosyalizmin prensiplerini uygulamaktadır. Diğer ülkeler ise, sosyalist politikaları uygulayarak özel sektörü sınırlayarak veya ulusal mülkiyetin önemli bir bölümünü elinde bulundurarak demokratik sosyalizmi benimsemiştir.

Demokratik sosyalizm, kapitalizmin sınırlarını zorlayan ve daha adil bir toplum için mücadele eden bir ideolojidir. Bu ideolojinin savunucuları, insanların eşitlik ve özgürlükleri için mücadele ederken, ekonomik ve sosyal sistemlerin değiştirilmesi gerektiğini savunur. Demokratik sosyalizmin temel amacı, tüm insanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir toplum yaratmaktır.

C. Çagabey

Read More

Vartinis

Devlet size ne yaptı diye soranlar?

3 Ekim 1993 gecesi Muş'un Vartinis köyünde 7 çocuk, baba ve hamile anneyi, evlerin de yakarak katletdi…


 

Read More

Ceylan Önkol’un anısına


28 Eylül 2009'da havan topuyla katledilen CEYLAN ÖNKOL'un anısına

Ceylan! Bunları sana yazacaktım. Ben sana çocuktum. Bedenimi etine bandıracaktım. Derine afrika kadar uzaktım. Parçalanmasaydın vallahi yazmayacaktım.

Dizede CEYLAN ismi hangi bölgemizde yaşıtlarından önce yaşama veda etmiştir. Altı çizili sözcüğü parçalayarak açıklayınız.

Ekim güneşinde suya hasret bir derenin kavrulmuş tenine benzer yüzüyle, bir taşra kentinde koyunlarıyla birlikte ölü ele geçirildi. O öldü, sürü parçalandı. Mertlik

Ekimden bir önceki ayda; iki koyun gütmeyenlerin mezhebinden şüphe eden Kral’ın ülkesinde yaşıyordu.
Ekimden önceki aylarda havan topuyla çok deneme yapıldı. Ceylan koşuyordu.

Ceylan hepi top’u bir koyun sürüsünün sürgülü yakınıdır.
Mezopotamya’nın lekelenmiş tarihine muazzam parçalar bırakan paramparça geçmişimizdir.

Ceylan tehlikeli yamaçların kuş bakışlı görünümlü dilberi, havan topuna parçalı bulutlu yaklaşan karanlık sayfamızın yaşıtsal kahramanıdır.

Ceylan, dağlarında delice akan nehirlerin kenarlarında su içmeye inerken, kan içicilerin toplu seansına denk gelmiş ve yaralı keklik rengindedir.

Özü itibariyle vicdanı kendine hasım eylemiş zeka mağduru, erk sahibiyle tecavüzcü rolünü paylaşan ve parça başı çalışan son ütücü görünümündeki mahlukatların kibri devletin kibriyle yanyana geldiğinde tanrılaşan bu evrim atığı memurların, can güvenliği yaralı bir ceylanın bin parçasına denk elbette.

Kaderi kederiyle ortak olan bu çoğrafyanın insanlarına kendi dağlarında, evininin önündeki sırtlarda dolaşmayı ve koyun otlatmayı hatta kendi topuna ceylan gibi koşmayı parçalı görüyor sırtlanlar.

Çocuklara yosun tutmuş avlularında ,bir rençberin kendi çeperinde özgürce dolaşmasının karşılığında onu yok ederek annenin etekleri arasında derisini teslim ediyor.

Devlet dersinde ölenlerin sayısı , Devlet dersinde parçalanların sayısını bir türlü geçmiyor.

Bize de ağıtlar içinde şaire sözü bırakmak kalıyor...

Annemi çağırın. Bana yüzümü anlatsın. Birini anlatsın.

Hayat bütün yüzlerimi yırttı. Annemse hala bakıyor. Sanki yüzüm varmış gibi.

Anne niçin terk etmedin beni niçin kimsesiz bırakmadın ?

Anne, ben noktasına kadar aynı olan virgülsüz insanlar tanıdım, aralarında bir virgül payı bile yoktu.
Read More

BİREYCİLİK


Genel bir davranış biçimi olarak bireycilik, özgüvene, gizliliğe ve başka bireylere saygı göstermeye büyük önem verir. Otoriteye ve birey üzerindeki özellikle devlet tarafından uygulanan her türlü denetime karşı çıkar. 
birey olması gereken insanı birey olarak kabul etmeyip onu meta olarak düşünmek bireycilik değildir. bireyi "bütün"ün bir parçası olarak değil de "sürü"nün bir üyesi olarak görürseniz bireyi ve bireyciliği anlamamışsınızdır.

demokratik bilinç, gelişmiş toplum ve özgür birlikteliktir.  

Kurtuluş kesinlikle bireycilik ve Liberalizme kayışta aranmamalı, tamam bireycilik özgüvene, gizliliğe ve bireysel gelişime önem verir ama çare bilge insan'nın dediği gibi demokratik bilinç, gelişmiş toplum ve özgür birlikteliktir.  










Read More

ANTEPLİ ERMENİ DÜĞÜNÜ



Antepli Ermenilerin diğer bölgelere kıyaslandığında daha fazla aile fotoğrafları vardır .35.000 Antepli Ermeni'den 19.000 soykırımdan kurtulmuştur .
Read More

MEDİA İMPARATORLUĞU

MED İMPARATORLUĞU - TARİHÇE 

MÖ 650-678 yılları civarında, Kral Diyakes önderliğinde kuzeybatı İran'ın dağlık bölgesini ve Hemedan (Ekbatan) bölgesinde bulunan Mezopotamya'nın kuzeydoğu ve doğu bölgesini ele geçirmişlerdir. İran'da ortaya çıkışlarının MÖ 800-? yılları arasında gerçekleştiğine inanılmaktadır. Medlerin Bölgeye tam olarak hakim olması, Kral Siyaksares döneminde olmuştur, Siyaksares çeşitli Med aşiretleri ile ittifak yapmış, Karmaşık savaşan orduyu, düzene sokmuş ve bir fetih hareketine başlamıştır, Siyaksares Medlerin ve Babası Diyakes'in en büyük arzusu olan Asur'u yıkmayı istiyordu. Çünkü Asur devleti Med halkına eziyet etmişti, MÖ 612 yılında Medler Ninova'yı kuşatmış ve Asur İmparatorluğu'nu yıkmıştır. Bin yıllık Asur hegemonyası biterek Mezopotamya'da bir devir kapanmıştı.

Kral Siyaksares, fetihlere devam ederek Mezopotamya, Anadolu, Kafkasya ve İran coğrafyasına egemen olmuştu, Tarihçi Herodot'un aktardıklarına göre Medler, eski dönemlerde diğer halklar tarafından Aryanlar olarak adlandırılmıştır.

Medler yine kendileriyle aynı dönemde var olmuş,Lidyalılar ve Babillerle rekabet edip savaşmışlardır. Lidya'yı fethetmek için yola çıkan Siyaksares komutasındaki Med ve II.Alyattes komutasında Lidya ordusu Kızılırmak dolaylarında karşı karşıya geldi savaş büyük bir şiddetle devam ederken tarih 28 Mayıs M.Ö 585'i gösteriyordu, Yunan filozof Thales'in de önceden öngördüğü gibi savaş meydanında Güneş tutuldu (Thales Tutulması). Medler için Güneş kutsal olduğundan bunu tanrıların bir cezalandırması olarak yorumlayıp savaşı bitirdiler ve barış antlaşması yaptılar

Medler, İskit akınları ile karşı karşıya kalmıştır. İskitler tüm Asya'yı istila etmiş, Medler için büyük tehlike arz etmişlerdir. Ancak bir gece Med Kralı Siyaksares, İskitleri yemeğe davet etmiş ve onları sarhoş edip kılıçtan geçirmiştir. Bu olaydan sonra Medler, Siyaksares önderliğinde tekrar Asya'ya hükmedip, Antik Çağın en büyük imparatorluğu haline geldi

Herodot tarafından bildirilen Medler ile ilgili hes, MÖ 7. yüzyılın başında bir imparatorluk oluşturacak güçlü bir halk imajını bırakmıştır. Hakim oldukları topraklarda hükümdarlıkları MÖ 550 yılına kadar sürmüştür. Son Med kralı Astyages,Kızının oğlu olan Ahameniş Kralı II. Kiros'a karşı yenik düşmesinden sonra,siyasal otorite ilk defa Güneybatı İran’da yoğunlaşan Ahameniş aristokrasisinin,eline geçer ve kısa bir süre sonra MÖ 550’li yıllarda güçlü ve merkezi Ahameniş imparatorluğunun kuruluşuyla Medler yıkılır.Med İmparatorluğu önemli bir eyalet haline gelmiştir ve art arda egemen olan imparatorluklar tarafından Satraplık şeklinde yönetilmiştir. Sonraki süreçte bölgeyi ele geçiren Büyük İskender, yerel bir liderin kızıyla evlenmiş ve bölgeyi Atropat adındaki Kayınpederinin yönetimine bırakmıştır, Medya bölgesine kendi ismini veren Atropat,Seleukos İmparatorluğu döneminde isyan başlatmış ve Medya Atropatena'yı bağımsız bir krallık yapmıştır

Bir kaç yüzyıl bölgeyi yöneten krallık, I. Erdeşîr döneminde Sasanilerin kontrolüne geçmiştir.I. Erdeşîr' in hayatını anlatan kar-name'de bu olaydan şöyle bahsedilmektedir; 'Daha sonra Zavul'un birçok askerini ve kahramanını toplayan, Erdeşir Kürt Med Kralı Mâdîg'e karşı savaşmaya başladı Tebari'ye göre, Madig Atropatena ile Doğu Kürdistan'a hakimdi ilk çarpışma oldukça kanlı geçmişti Firdevsi' nin Şehnamesinde bu savaş şöyle anlatılır; Ölümsüz bir ordu götürdü Çekti kılıcını Kürtlere karşı,Biraz zora gelince Erdeşir; Anladı ki ölümsüz olan Kürtler, o değil İşi zorlaştı savaş meydanında, Ülkedeki bütün Kürtler bir oldu Ama Pers orusu da otuz kat fazla Gün gece oluncaya kadar,savaştılar ama, yenildi Pers ordusu, Kürt ordusuna İlk karşılaşmada yenilen Erdeşir, gece ne su ne de yiyecek içeren bir çölden geçti, bu yüzden bütün birlikleri ve atlarıyla birlikte açlık ve susuzluk içinde kaldı,Erdeşir geceyi bir köyde geçirdi ve tüm süvarilerini toplaması başkente bir kişi gönderdi.

Kral Madig ordusu ile şöyle övündü: "Artık, yenilgisinden dolayı Pars'a döndüğü için, Erdeşir'den korkulmamalıdır.Bu arada dört bin kişilik bir ordu hazırlayan Erdeşir, onlara (yani Kürtlere) koştu ve onları bir gece saldırısıyla gafil avladı,Bin Kürt öldürdü diğerlerini yaraladı ve esir aldı; ve (hapsedilen) Kürtleri oğulları, kardeşleri, çocukları, bol serveti ve mallarıyla birlikte Pars'a gönderdi,böylece Atropatena'ya hakim oldu.
Med Dili Düzenle Med dilinin kökeni ve özellikleri birçok yönden ihtilaflıdır. Bu dilde bulunan metinlerin azlığı ve var olanların ise çok az ve sadece birkaç kelime, toponimilerin var olması dilbilgisini keşfetmek adına oldukça zordur. Ancak bununla birlikte, İran dillerinden eski Kürtçe'yi kullanan, Kürtlerin atalarına çok yakın bir dil kullandıkları muhtemeldir.

Nitekim Med dili eski bir İran dilidir ve Azari, Gilaki, Mazenderanca, Zaza-Gorani dilleri, Kürtçe ve Baluchi gibi diğer birçok dili içeren Kuzeybatı İran dil ailesine ait olarak sınıflandırılmaktadır. Grameri hakkında fazla bir bilgi mevcut değildir fakat Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan Avesta ile önemli fonolojik izoglozları paylaşmaktadır.

15. yüzyıldan kalma Ermeni harfleriyle yazılmış bir elyazmasında bulunan Kürtçe dua metni için "Med dili" ile yazıldığı ifadesi vardır. Elyazmasının daha eskiye dayanan orijinalinden kopya edildiği sanılmaktadır.

Metinde yer alan dua şu şekildedir; 'pākiž xudē, pākiž zahm, pākiž vēmarg,kōy hātī xāčē iž kir ma, ṟaẖmat ē ma' Metnin Günümüz Kürtçesi hali ise şu şekildedir; 'Pakej Xode,Pakej Zexm Pakej bêmırın,ki hātī xāčē Jı bo me,Rahmet le me' (Türkçe;Ulu Tanrı, ulu güçlü, ulu ölümsüz,haça gerildin bizim için, rahmet et bize.)

Medler ve Kürtler başlıklıklı yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz

Read More

Covid-19 Corona Virüs

 covid-19’un sonuçlarına  hepimiz yaşayarak tanıklık edeceğiz. Hükumetleri götürecek, devletleri ve sistemleri sarsacak, sarsılmaz liderlikleri tahtlarından edecek.Yeni iktidarlara, yeni yönetim biçimlerine ve yeni liderliklere de zemin yaratacak, onların gelişimi için adeta habitat rolünü oynayacak. Bu gerçeği gören ve sezen her kim varsa yürüdükçe yürüyecektir.Maddi ihtişamın anlamı kalmayacak, liderler odalarına kapanacak, büyük binalar işlevsiz ve mantıksızlığın sembolü olarak Hiçbir dini öğüt bir virüsün yayılımını durduramayacak, bir virüsün her şeyi devirmesine ve insan aklının eski köklerine dönmesine engel olamayacak.İnsanların kendileri için garanti sandığı devlet, şirket ve sigorta herkesten önce çökecek, herkes insanın en basit emeğine muhtaç kalacak.Kurtarıcının TIP değil insanın yaşam tarzı olduğu, kötünün de Virüs ve Mikrop değil yine insanın yaşam tarzı olduğunu açığa çıkaracak Doğa ile insanın barışını sağlayacak, insanın doğaya dönüşünü, doğal olan herşeyin değerini anlamasını ve doğanın yaralarını iyileştirmesini sağlayacak.Kazanma hırsı ile hareket eden insanın ise kıyameti olacak.
Read More

Zartir Lao

1890'larda Bulanık'ta Osmanlı ve Hamidiye alaylarına karşı isyan başlatıp sonrasında Hamidiye Alayları tarafından öldürülen Ermeni Devrimci fedai Arabo'nun cesedi başında Annesi tarafından yakılan ağıt Zartir Lao 'Kalk oğlum' daha sonra Grup yorum tarafından Cephe marşı olarak bestelenmiş, Fenerbahçe taraftarları da Grup Yorumdan esinlenerek Zafer marşı olarak dönüştürmüş.

Fenerbahçe marşı 

Read More

Sansa & Arya

Sansa'nın yaşadıklarını Arya'yla acı bakımından kıyaslayanları görüyorum, neymiş Arya eğitimde çok dayak yemiş e eğitimin amacı budur zaten ve Arya kendi ayaklarıyla bile isteye Bravos'a gitti. Kaldı ki eğitim aldığı sezonlar da 5 ve 6 yani 2-3 zor olsa da yolculukla geçti, red wedding I görmesi çok acıydı doğru. Ama yine de Sansa'nın yaşadıklarının yanında Arya'nınkiler soluk kalıyor.
Sansa Ned'in ölümünden beri istisnasız her gün işkence çekmiş biri. Joffrey tarafından hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz bırakılmış, tutsakken her fırsatta ailesinin vatan haini olduğunu söylemek durumunda kalan bi kız.Kralin sehrinde bile guvende tutulamayan biri (Ekmek isyanında saldırıya ugramisti, sandor kurtarmıştı hatirlayin ) joffrey babasının, dadısının kesik başına zorla baktırdı, her gün taciz etti, Robb isyan başlattığında Meryn Trant gibi bir azmana kılıçla dövdürdü, elbisesini yırtıp rezil etmeye çalıştılar. Tyrionla zorla evlendirdiler. Babasının katillerine hizmet eden bir evlilik yaptırdılar kıza . Purple Weddingdeki tiyatroya maruz kaldı yetmedi Joffrey'in katili ilan ettiler. Manyak teyzesi bile kızı ay kapısından aşağı atmaya çalıştı.  Ramsay piçine kısrak gibi sattılar. Kız KENDİ EVİNDE her gün Tecavüze uğradı, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı.

 Bir de aradaki en önemli  fark şu. Sansa tamamen bir hanımefendi olması için  yetiştirilmiş, kırılgan ve kibar bir kız.  Bütün bu yaşadıklarına karşı ağız dolusu küfür bile edemeyecek biçimde yetiştirilmiş bı leydi. Ne yaşarsa içine atmak zorunda bırakılmış, acısını öfkesini kusabileceği bir yol olmayan sabretmekten başka elinden hiçbir şey gelmeyen bı kız bu.  Her seferinde umutlanıp daha çok çökmesi de bu yüzden (baelishe güvenmek gibi hatalar yapması da) 1.sezonun sonundan 6'ya kendini hiçbir  şekilde güvende  hissedememiş  hep korkarak yaşamış. Psikolojik olarak yaşadıkları bile bir insanın delirmesi veya intihara sürüklenmesi  için yeter ama Sansa güçlü bir kızdı,  Joffrey'in yanındayken nefret etmesine rağmen mantığını kullanıp rolünü oynuyordu. Hatta Tyrion'un bir lafı var Sansa ile ilgili. "Siz hep hayatta kalacaksınız leydim" gibi bir şey.
 
Velhasıl kelam Sansa'nın yaşadıkları Arya'ninkilere kıyasla çok çok daha ağır. İste bu yüzden Sansa yavaş ve gerçekçi bir şekilde gelişim gösteren, ilk sezondaki haliyle alakası kalmayan, pembe masallarla beyni uyusturulan aptal bı kız çocuğundan soğuk kanlı bir leydiye dönüşen güclü bir karakterken, Arya mental olarak hiç değişmemiş, tek motivasyonu intikamı olan ve sadece yeteneğini geliştiren hatta dizide gördüğümüz gibi boostlanan tipik bir hero olarak kalacak
Read More

 



Top 100 Dropshipping Companies in Europe & Turkey"
is a comprehensive guide designed for aspiring entrepreneurs and e-commerce enthusiasts. Curated by Cahit Çağabey, this resource highlights the most reliable and trending dropshipping suppliers across Europe and Turkey. Whether you're starting your first online store or scaling your business, this book offers valuable insights into supplier features, categories, and direct access links—helping you make smarter decisions in today’s competitive market.


Buy Now       10  Euro





Prepared by Cahit CAGABEY
Site içeriği kaynak gösterilerek kopyalanabilir cahit-cagabey.blogspot.com Blogger tarafından desteklenmektedir.. Blogger tarafından desteklenmektedir.